mavi ışık altında bir koyu yalnızlık denemesi

gerçek bir yalnızlığı hak ettiğimi öyle içselleştirmiş olmalıyım ki, yalnız kalmaya karşı istemsizce bir özlem besliyorum. öyle bildiğimiz beslemek gibi değil bu. sanki nereye varacağımı içten içe bildiğim kaçınılmaz bir yolu, kendi ayaklarımla var ediyorum. ve var ettiğim bu yolun sonu beni yok etmeye hazırlanıyor.

yalnızlığı anla. yalnızlığı anla. yalnızlığı anla.

anladığımı söyleyemem kendime bile. bir şeyi bu kadar yoğun hissederken onu anlamlandırmak yetkim dışında kalıyor çünkü. ama evet, bir gün varacağım o sona. kendi onarılmaz yalnızlığıma. biliyorum orası çukur değerim. belki de bildiğim en tenha yerdir. çünkü orada bazen ben bile yokum.

bir boşluk ki nasıl insanla dolsun.

oraya vardığımda şu dizeyi satın alacağım bir yalnızdan: “artık beni kimse yalnız bırakamaz.”

bilmiyorum var mı daha acısı.


bir derin kuyuya benzer yalnız. taş atmak kolaydır içine; ama bu taş dibe inecek olursa, söyleyin bana, kim çıkarabilir? yalnızı incitmekten sakının. ama incitecek olursanız, eh, artık öldürün de.

böyle buyurdu zerdüşt, friedrich nietzsche


  • neye geldim dünyaya – l.s.d orkestrası
  • yalnızlığı anla – kazım koyuncu
  • yaşamaya dair – nazım hikmet

kes, 1969.

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s